Çevrimiçi Ziyaretçiler: 1
Çevrimiçi Üyeler: 0
Toplam Üye Sayısı: 554
En Yeni Üye: grandpaxy
|
|
 |
İzmir'e neler oluyor? |
 |
| İlk alarm hiç beklenmedik bir yerden, İzmir den geldi. Cumhuriyetten bu yana milliyetçiliğe prim vermeyen, hoşgörüsüyle öne çıkan, aydın insanların kentinden... Geçen pazar DTP konvoyu Üçyol Caddesinden geçerken, olanlar oldu. DTPlilere karşı bir protesto başladı. İzmirliler, özellikle de kadınlar, tencereleri, tavaları vurarak çıktılar pencerelere, tabii ki Türk bayraklarıyla birlikte... Ardından olay sokağa taştı, bir anda taşlar yağmaya başladı, fırsatını bulan sopayla saldırdı konvoya... Birileri mi kışkırtmıştı? Belli bir örgütün eylemi miydi? İddia çok, ama kesinlik yok. Belki sokaktaki olaylar organizeydi, ama kimse pencerelerdeki protestoları buna bağlayamaz. Neyse ki ucuz atlatıldı! Tehlikeli laflar!.. Bütün bir hafta İzmire ne oluyor? sorusuyla birlikte Kürt açılımı tartışıldı durdu. Meseleyi anlamak için ben de atladım İzmire gittim. Önce protestoların yaşandığı Üçyol Caddesine... Taş atanları bulmayı zaten beklemiyordum, ama evdeki portakalları, yumurtaları atanları, bayrak açanları buldum. Ve gördüm ki, aralarında sıradan ev hanımları da var, genç kızlar da, emekliler de, üniversiteli gençler de... Aradan bir hafta geçmiş, insanlar sakinleşmişti ve birkaçı hariç çoğu aklı selimden yanaydı; Tabii ki taş atmak yanlıştı diyorlardı ve ağız birliği etmişçesine, Bu İzmire yakışmadı cümlesinde birleşiyorlardı. Ama yine hemen hepsi, Haburdaki karşılama törenini bir türlü hazmedememişti. O gövde gösterisinin benzerini kendi evlerinin önünde yaşayınca bir anda patlamışlardı. Hele ki o zafer işaretlerini ve PKK bayraklarını görünce film kopmuştu. DTPliler, onlar parti bayrağı dese de, bal gibi PKK bayrakları da vardı konvoyda; diyorlardı yemin ederek... Orta yaşlı bir İzmirli Konvoyda tek bir Türk bayrağı olsaydı, inanın onları alkışlayarak geçirirdik bu caddeden. Ama bu ülkenin partisiyiz diyen DTPnin konvoyunda tek bir Türk bayrağı yoktu. Hep biz mi hassas olacağız, onlar da biraz hassasiyetlere dikkat etmelir diyordu. İzmirliler bir şekilde kışkırtılmış, kimisi suçu MHP ye atıyor ama çoğunluk derin bir provokasyon olduğu kanısında. Siz buna bir de son yıllarda iktidarla İzmirli arasındaki gerilimi ve yoksullaşan İzmiri ekleyin, bundan daha iyi bir ortam olur mu kışkırtmak için! Benim gördüğüm bir Türk-Kürt ayrımı yok İzmir de... Ama kışkırtmaya açık kırgın bir toplum var Gavur İzmir; gafından bu yana... İşte bu yüzden sözlerine en çok dikkat etmesi gerekenler, başta Başbakan, sonra da İzmirliler Sivil faşist; deme gafında bulunan DTP lideri Ahmet Türk... Yani provokatör aramaya hiç gerek yok, yetkili ağızlardan çıkacak laflar provokatörlerden de tehlikeli! Ortada bir senaryo var Selin Tozkoparan (Ege Üniversitesinde çalışıyor): İzmire neler oluyor böyle? Bence ağır tahrik oluştuğu için bu olay oldu. Ama bunun olması için birtakım senaryolar oluşturuldu öncesinde. O tahriğin oluşacağını bilenler tarafından, o tahriği başlatmak için bir öncü grup gönderildi oraya... Yani provakasyon vardı? Evet. Çünkü o DTP li grup içinde böyle bir duruma tepki verebilecek insanların olduğu hesaplanmıştı. Şimdi bu anlamda İzmiri günah keçisi ilan ediyorlar. Ben bu olayın Türkiyenin değişik yerlerine sıçrayacağına inanıyorum. İzmir de böyle olursa başka şehirlerde daha kötüsü olabilir deniyor... Saime Pamukçu (Selin Hanımın annesi): Ben İzmir kadar medeni, toleranslı, ulusalcı bir şehrin böyle bir olayı yaşamasını provakasyon diye düşünüyorum. Bu hava bilerek yaratılıyor, artık bu olaylar Türkiye çapında yayılacak, İzmirde bile böyle olursa kim bilir başka yerlerde neler olacak deniyor.. Bu ulusalcılara bir mesaj gibi geliyor bana... Selin Hanım: Yani İzmir faşizmle bir tutulacak. Faşistler gerçekten var ulusalcılar arasında ama İzmirin faşizm boyutu taşıdığına inanmıyorum. Peki siz olsaydınız orada tavrınız ne olurdu? Tabii ki yuhalamak ya da taş atmak gibi bir tepki göstermezdim. Çünkü dediğim gibi bu tepkinin temelinde, orada bir senaryo ortaya konmuştu. Ben o senaryonun bir aktörü olmak istemezdim. O senaryo bizim senaryomuz değil. Bence kurgulanmış bir senaryo, oradaki insanlar sadece figüranlık yaptılar. Oradan geçerken galeyana kapılanlar olabilir ama o taş atanlar ne yapacaklarını biliyorlardı. İzmire hiç yakışmadı Sevcan Sarıgül (Astrolog): İzmire neler oluyor böyle? Biliyorsun yavrum, bizim buraları DTP liler doldurdu. Burası küçük bir Avrupaydı, çok güzeldi, çok iyiydi ama açılım olması çok iyi olmadı. İyi de niye bu tahammülsüzlük? O gün ben evdeydim. Çok üzüldüm. Ama duyduğum kadarıyla DTP liler başlatmış olayı. Öbürküler de dayanamamış... Ama olmayacak bir şeydi. İki taraf için de... Peki siz olsaydınız ne yapardınız? Taş atmazdım tabii, hatta atanları da uyarırdım. DTP lileri de uyarırdım. Ortalığı karıştırmaya gerek yok. Hepimiz Müslümanız, kardeşiz, yarın öbür gün yüz yüze bakacağız, birbirimize girmeye ne gerek var! İzmire yakışmadı yavrum. İnşallah her şey iyiye dönüşür. Bence anlaşma yoluna gitmek lazım. Erdoğan insanları ayırdı Aslı Kızıldağ (Konfeksiyonda çalışıyor): Yaşananları hiç doğru bulmadım. Konvoyun taşlanması çok yanlıştı. Böyle giderse CHP liler, MHP liler de Güneydoğuya giremez. Aslında bütün bunlar siyasetçilerin tutumundan kaynaklanıyor. Açıkçası ben oyumu Tayyip Erdoğana vermiştim. Ama o insanları ayırdı. 20 senedir CHP liydim, sonra değiştim AKP ye geçtim. Şimdi ondan da vazgeçtim, DSP ye oyumu vereceğim... O tepki DTP ye değildi! Yaşananlar için ne düşünüyorsunuz? Genç kız: İzmir bölünmeyecek! Türkiye de bölünmeyecek! Dur dur, ben annene sordum... Sen kaç yaşındasın daha? 15... Biz Atatürkçüyüz, Atatürkün de yolundan gideceğiz. Bu yaşta her şeyden haberi var maşallah. Merak ettim, mesleğiniz ne sizin? Annem ev hanımı, babam şoför. Anneni konuşturmadın hiç... Siz de aynı şekilde mi düşünüyorsunuz? Evet... Bir kere, o gün yapılan DTP ye değil, PKK ya yapılmıştı. Çünkü PKK bayrakları vardı ellerinde... O kadar şehit verildi. Tamam taş atanların yaptığı da yanlış, ama DTP lilerin yaptığı da yanlış. Araba sürüyorlar insanların üzerine... Ahmet Türk geliyor diye o karşılamayı yaptılar ama PKK yı savunarak yaptılar. Ülkemizi bölmeye çalışıyorlar. Kürdistan coğrafyası diyorlar, ne demek Kürdistan coğrafyası? Sonra nedir bu açılım, biz zaten Kürtlerle içli dışlıyız, şimdiye kadar birine zarar mı vermişiz? Kadifekale de dünya kadar Kürt var, yan gözle bakan mı olmuş birine? İsminizi öğrenebilir miyim? İzmirli vatandaş... Yapmayın, o kadar konuştuk. Niye? Ayşe deyin, Fatma deyin... Fotoğrafınız var ama... Olsun! Konvoya iki kilo portakalla, iki de yumurta attım Zehra Haymana (32 yaşında): Siz de taş attınız mı o gün? Hayır... Ama olay günü o büyük bayrağı açan benim, bütün olayları yukarıdan gördüm. Hatta insanların üzerine araç süren şoförü de yakından gördüm. Bazıları, bu işin organize olduğunu söylüyor. Ben Karadenizliyim, 15 yıldır İzmirde yaşıyorum. İzmirliler neyin ne olduğunu bilen, aklı başında insanlardır, durduk yerde galeyana gelmezler. Şimdiye kadar İzmir halkı hangi parti konvoyuna saldırmış? Demek ki bunun bir sebebi var. Durduk yerde kimse bir şey yapmadı. Sebep neydi peki? Biz kimseye düşman değiliz. Ama artık patlama noktasına geldik. O terör örgütünün liderinin yıllardır hapishanede beslenmesi bile canımızı yakıyor. Zamanında Menderes gibi bir insanın asılmış olduğu bir ülkede biz terörist başını hapiste besliyoruz. Neden insan hakları sadece onlara işliyor? Neden sadece Kürtler korunuyor? Gerçekten o gün taş atmadınız mı? Taş atmadım. Ama iki kilo portakal, iki de yumurta attım. Portakalları tutturdum da yumurtaları tutturamadım. Silahlar patlamaya başladı. Tek başına ölürüm dedim, kendimi içeri çektim. O gün bizim amacımız birilerine zarar vermek değildi, tepkimizi belli etmekti. Benim yaptıklarım da belki övünülecek şeyler değil ama... En azından daha medeni... Kimseye bir şey olmaz. Sopayla saldıranlar oldu, taş atanlar oldu, pazar arabasıyla arabalara vuranlar oldu. Yazık günah, o araçların içinde de insanlar çocuklar vardı. Ama demek ki bizim de bir tahammül sınırımız varmış. Şükran Haymana (Zehra Hanımın annesi): Hak ettiler kızım. Çok oldular... Neydi o zafer işaretleri? Erol Üdül (75 yaşında): O gün olanlara şahit oldunuz mu? Evet. Konvoy normal gidiyordu ama yarısı geçtikten sonra zafer işaretleri yapılmaya başlandı. Ellerinde bir tek Türk bayrağı yok! Türkiye de yaşıyorsun, İzmire gelmişsin, nedir o zafer işaretleri? Haliyle insanlar galeyana geldi. Hele biri polisin ayaklarını çiğneyerek geçti, gördüm... Ondan sonra millet balkonlardan bayrakları sarkıttı. Polis biraz sakinleştirdi ortalığı. Ben durumu görünce dükkanı kapattım. Baktım ileride polis barikat kurmuş... Siz de kon-voya taş attınız mı peki? Hayır canım, neden atayım? Onlara da karşıyım. Ne olursa olsun, atılmaz. Ama normal vatandaş gibi geçmiş olsalardı, millet galeyana gelmeyecekti. Onların taşkın hareketleri neticesinde bu olaylar patlak verdi. Herkesin bir tahammül sınırı var. Bu kadar medeni bir şehri böyle galeyana getirebiliyorlarsa, tahrik ediyorlarsa başka şehirlere hiç gitmesinler! Bak kızım, eğer Köy Enstitüleri kapatılmasaydı, eğitim düzeyimiz artmış olsaydı, köy ağalarının, aşiret reislerinin sözü geçmeyecekti, Kürt halkı da bilinçli olacaktı. Şimdi ne oluyor, birilerinin peşinden gidiyorlar. Amerika Ortadoğuyu karıştırdı, şimdi sıra Türkiyeye geldi... Eğer biz faşistsek, Ahmet Türk de terörist! İzmire gelmişler, ellerinde kırmızı, sarı, yeşil bayraklar... O konvoyda tek bir Türk bayrağı olsaydı bütün İzmir alkış tutardı Siz yaşananlara şahit oldunuz mu? Hakan Sudabaş (50 yaşında, emekli): Evet. 50-60, hatta 100 araba şölen havasında o kadar güzel geçti ki... Hiçbir problem yoktu. Yani sebep kesinlikle Kürt-Türk ayrışması falan değildi. Bizim Kürt arkadaşlarımız, komşularımız var. Gül gibi geçiniyoruz... Ama tabii biz geçenlerin DTP li olduğunu görünce Türk bayraklarımızı açtık, çünkü onlar da sarı, yeşil, kırmızı bayraklarla, zafer işareti yaparak geçiyorlardı. Hadiye Hanım (Soyadını sorunca gülerek Lekesiztürk diyor): Ne zaman ki onlar 2-3 arabadan inip, İndirin o bayrakları! diye bize küfrettiler, o zaman halk galeyana geldi. Hepimizin ortak bayrağı değil mi Türk bayrağı, DTP de Türkiye Cumhuriyetinin partisi değil mi, o zaman o bayrağa tepki göstermeyecekler... Yapmayın, gerçekten böyle mi oldu? Evet. Bakın kızım, burada Kürtler ev sahibi olmadı mı, araba sahibi olmadı mı, yer yurt sahibi olmadı mı? Biz onları kabul ediyoruz, onlar bizi kabul etmiyor. Hakan Bey: Faşistlik yapan biz değiliz, onlar. O lafı diyen Ahmet Türkün kendisi! Hadiye Hanım: Kürt komşularımızın başımızın üzerinde yeri var. Ama onlar farklı... Serdar Bey (Soyadını vermek istemiyor, ama fotoğrafa hayır demiyor, kimyager): Şurada, 70 yaşlarında iki hanım, balkondan bayrak sallayıp,Mustafa Kemalin askerleriyiz diye bağırıyorlardı... Bu faşistlik mi? Eğer biz faşistsek, Ahmet Türk de terörist! Hakan Bey: Bizim faşistlikle, milliyetçilikle bir ilgimiz yok. Ülkemizi sevmek, bayrağımızı sevmek suçsa, evet hepimiz bu anlamda koyu faşistiz. Ama Türkiye Büyük Millet Meclisinde olan bir parti kendi ülkesinin bayrağını sevmiyorsa en büyük faşist onlardır. Serdar Bey: Konvoyda bir tek Türk bayrağı yoktu ya! İnanın, o konvoyda tek bir Türk bayrağı olsaydı, bütün İzmir alkış tutardı. Hakan Bey: Tamam bir tarafta kendi bayrakları olsun, ama bir tarafta da bir-iki tane Türk bayrağı olsun. Olsun ya, bu ülkede yaşıyorlar! Serdar Bey: Bize hikaye okumasınlar. İlk defa bir gazeteci gelip Ne oldu? diye soruyor. Televizyonlarda izledim, buraya gelmemişler, bu insanlara sormamışlar, esnafla konuşmamışlar, oturdukları yerden ahkam kesiyorlar. Buradan 50-100 tane araba çok rahatlıkla geçti. Kimse bir şey demedi. Demek ki sonra bir şeyler yaşandı. Hakan Bey: DTP liler bilerek adama çarptığında ben aşağıya inmiştim. Bilerek mi? Serdar Bey: Evet. Ben yukarıdan arabanın içeri girip çocuğa çarptığını gördüm. Konvoydakiler de zafer işareti yapıyordu. Kimse MHP li değildi ama sırf onlara tepkisinden MHP işareti yaptı. Burada MHP nin hiçbir suçu yok. Siz MHP li misiniz? Hayır. CHP li de değilim. Ama yerel seçimlerde CHP ye oy verdim. Peki bundan sonra İzmir MHP li olur mu? Hakan Bey: Hayır. Ben İzmire faşist diyecek bir mantığı anlayamıyorum. O zaman Ahmet Türk Çeşme deki yazlığına gelmeyecek kardeşim. Çeşme de yazlığı mı var? Bilmiyor musunuz? Ildır da Parlamenterler Sitesinde yazlığı var. TBMM nin tahsis ettiği özel bir koyda... Serdar Bey: Ülkeyi bölmek için kullanılıyorlar. Bunu neden göremiyorlar? Bir gün Kamer Genç,Ben Kürdüm ve her tür hakka da sahibim deyip, Hasip Kaplana Senin hangi hakkın eksik diye sordu. Doğru dürüst cevap alamadı. Hangi hakları eksik? Türkiye Cumhuriyeti, Kürtlere başbakan olamazsın demedi, cumhurbaşkanı olamazsın demedi... Hakan Bey: Bir televizyon programında duydum, güya Kürtlerden alışveriş yapmıyormuş İzmirliler. O zaman Kemeraltındaki bütün dükkanların kapanması lazım. Çünkü esnafın çoğu Kürt... Ama biz onlardan alışveriş yapıyoruz. Bizim Kürtlerle sıkıntımız yok. Hadiye Hanım: Kadın giyinmiş süslenmiş, gelin gibi... Ne zaman arabasına taş geldi, Arabada çocuk var. Yapmayın ne olurr diye yalvarmaya başladı. Tamam doğru değildi ama PKK dünyanın çocuğunu öldürdü, onların canı yok muydu? Okul basıp öğretmenleri öldürürken onların canı yok muydu? Sen İzmirdesin, gelmişsin elinde sarı, yeşil, kırmızı bayraklar. Bir de geçerken zafer işaretleri, olmaz! Terörist başının adını gururla anmayacaklar. Bizim Atatürkümüzle o terörist başının adını yan yana koymayacaklar. Çok istiyorlarsa Apoyla birlikte olmayı İmralıya gitsinler... Mine ŞENOCAKLI-VATAN GAZETESİ |
|
 |
Yorum |
 |
 |
Yorum yaz |
 |
|
Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.
|
|
 |
Oylama |
 |
|
Sadece üyeler oylayabilir.
Lütfen Üye olun ya da Üye girişi yapın.
Henüz bir oylama yapılmamış.
|
|
|
|
Mesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir.
|
|