Ana Menü
Çevrimiçi Kullanıcılar
Çevrimiçi Ziyaretçiler: 3

Çevrimiçi Üyeler: 0

Toplam Üye Sayısı: 555
En Yeni Üye: fedofeedbania
Namaz Vakti
En Son İncelemeler
EVET YADA HAYIR
sevdamsın dilimde
israil ve FİLİSTİN
kanaltürk
DİNLE EY SEVGİLİ BEN...
Son Dosyalar
Bu Saatlere Dikkat 419
Futbol 549
Eksiklik 379
Can Baba 391
Fare Kapanı 360
Dünya Ata Sözler 353
Bermuda Şeytan Üçgeni 618
Bedri Rahmi Esintisi 314
Antik Karikatürler 333
Kuşların Hikayesi 483
Günün Sözü
Videolar
Son Videolar
Bir Şiir Ve Aşk Hikayesi
Bir Şiir Ve Aşk Hikayesi
Üniversiteli delikanlı Kolejli kıza bir voleybol maçında rastladı.
Okul salonundaydı maç. Tribünsüz,minik bir salon.. Seyircilerle,
oyuncular arasında, sahanın çizgisi vardı sadece..O kadar
yakındılar..

Delikanlı, bu tatlı, bu güzel, bu dünyalar şirini kızı ilk defa
görüyordu takımda.. Hoşlandığını, fena halde hoşlandığını hissetti. Az
sonra bir şeyi daha hissetti. Uzun zamandan beri maçı değil, o güzel
kızı izlediğini.. Kız servis atarken hemen önünden geçti. Göz göze
geldiler.. Kız gülümsedi..

Delikanlı, çok popülerdi o yıllarda.. Kız onu tanımış olmalıydı.
Kim bilir, belki kız da ondan hoşlanmıştı.. Belki de delikanlı öyle
olmasını istediği için ona öyle gelmişti.. Set değişip, takım karşıya
gidince, delikanlı da yerini değiştirdi, o da karşıya gitti.. Üçüncü
sette tekrar eski yerine döndü.. Kız da gidiş gelişleri fark etmişti
galiba.. Bir defa daha gülümsedi. Manidar.."anladım" der
gibi bir gülümseyişti bu...

Delikanlı o hafta boyu hep bu dünyalar şirini kızı düşündü.. Pazar
günü, sabahın köründe kalktı, erkenden oynanacak maçı, ne maçı canım,
o dünyalar şirini kızı görmek için..

Delikanlı artık kızın hiçbir maçını kaçırmıyordu.. Dahası.. Ankara
Koleji'nin her dağılış saatinde, okul civarında oluyordu, onu bir kez
daha görmek için.. Karşılaştıklarında, hafif çok hafif bir gülümseme,
çok minik bir baş eğmesi ile selamlaşır olmuşlardı..

Bir defasında, yaptığına sonra kendisi de günlerce güldü.. O gün
gene tesadüfmüş gibi, okul dağılışı kızın karşısına çıkmış,
gülümseyerek selamlamış, sonra arka sokaklara dalıp, yıldırım gibi
koşarak, bir blok ötede gene karşısına çıkmıştı. Kız bu defa, iyice
gülmüştü.. Karşısında, sözüm ona ağır ağır yürüyen, ama nefes nefese
delikanlıyı görünce...

Delikanlı, voleybol takımının kaptanını iyi tanıyordu.
Arkadaştılar. Sonunda bütün cesaretini topladı, kaptana açıldı.. O
kızdan fena halde hoşlanıyordu. Galiba kız da ona karşı boş değildi.
Bir yerde, bir şekilde tanışmaları gerekiyordu.. O zamanlar, bu işler
böyle oluyordu çünkü.. Kaptan "tabi" dedi.. "bu hafta
sonu güzel bir konser var. Biz onunla gitmeye karar vermiştik zaten.
Sen de gel. Hem konseri birlikte izleriz, hem de tanışırsınız.."

"Mutluluk işte bu olmalı" diye düşündü delikanlı..
"Mutluluk işte bu!.."

Ve konser gününe kadar geceleri hiç uyuyamadı.. Konser gününü de
hiç ama hiç unutmadı.. O ne heyecandı öyle.. Konserin verildiği
sinemanın kapısında tanıştılar.. El sıkıştılar.. O güzel ele dokunduğu
anı da hiç unutmadı delikanlı.. Kaptan, salona girdiklerinde, ustaca
bir manevra daha yaptı. Delikanlı ile dünyalar şirini kız yanyana
düştüler.İnanamıyordu delikanlı.. Onunla nihayet yanyana oturduğuna,
onun sıcaklığını hissettiğine, onun nefesini duyduğuna inanamıyordu..
Biraz önce tanışırken tuttuğu el, bir karış ötesinde öylesine duruyor,
delikanlı, sahnede dünyanın en romantik şarkısı söylenirken
–o an dünyanın bütün şarkıları dünyanın en romantik
şarkısıydı ya- o eli tutmak için öylesine büyük bir arzu duyuyordu ki
içinde.. Ama uzatamıyordu işte elini.. Her şey böyle iyi giderken,
yanlış bir hareketle, onu ürkütebileceğinden, incitebileceğinden
öylesine korkuyordu ki...

Sonunda dayanamadı, sanki kolu uyuşmuş gibi, uzandı..Kolunu kızın
koltuğunun arkasına koydu.. Kızın omzuna değil.. Koltuğun üzerine..
Sonra kız arkaya yaslandı.. Bir kaç saç teli, delikanlının elinin
üzerine dokundu.. Kalbi yerinden fırlayacak gibi atıyordu artık genç
adamın.. Dünyalar şirini kızın saçları eline dokunuyordu çünkü..
Konserden çıkarken, kız, şakalaştı.. "Sizi her maçımızda
görüyoruz. Alıştık nerdeyse.. Yarın Adana'da da maçımız var..
Gözlerimiz sizi arayacak.."

Hayır, aramayacaktı. Delikanlı o anda kararını vermişti çünkü..
Cebinde onu otobüsle Adana'ya götürüp getirecek, hatta öğle yemeğinde
bir de Adana kebap yedirecek kadar para vardı.. Gece yarısı kalkan
otobüse bindi.. Sabah erkenden Adana'ya indi. Maç saatine kadar başı
boş dolaştı. Salona erkenden girdi, en ön sıraya tam servis köşesine
en yakın yere oturdu.. Takımlar sahaya çıkarken, salondaki en
heyecanlı seyirci oydu. Maç falan değildi sebep tabii.. İlk sette kız
farkında bile değildi onun.. Nerden olsundu ki.. İkinci sette öbür
tarafa gittiler.. Döndüklerinde, ügüncü sette kız fark etti
delikanlıyı..Yüzünde çok ama çok şaşkın bir ifade, biraz mutluluk,
biraz da gurur vardı sanki.. Ankara'nın hele Kolejde çok popüler bu
delikanlısının onun için ta oralara geldiğini bilmenin gururu..

Maç bitti. Kız soyunma odasına, delikanlı garaja gitti. Tek kelime
konuşmadan.. Konuşmaya gelmemişti ki.. Kız "keşke orada
olsaydın" demişti. O da olmuştu işte.. Hepsi o.. Ona o kadar çok
şey söylemek istiyordu ki aslında..

Bir gün üniversite kantininde gazete okurken, iç sayfalarda bir
şiire rastladı. Daha doğrusu bir şiirden alınmış bir dörtlüğe..
Söylemek istediği her şey bu dört satırda vardı sanki.. Bembeyaz bir
karta yazdı o dört satırı.. Öğleden sonrayı zor etti, Kolejin önüne
gitmek için.. Kızın karşıdan geldiğini gördü. Koşarak yanına gitti.
"Bu sana" diye kartı eline tutuşturdu ve kayboldu ortadan..
Kız, Necip Fazıl'ın dört satırını okurken...

"Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar...
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar!.."

Ertesi gün öğleden sonra, tarif edilemez heyecanlar içinde Kolejin
önündeydi gene.. Kız karşıdan geliyordu.. Bu defa yanında arkadaşları
yoktu. Yalnızdı.. Yaklaştığında işaret etti delikanlıya.. Gözlerine
inanamadı genç adam.. Onu yanına mı çağırıyordu yoksa.. Evet,
çağırıyordu işte.. Kalbinin duracağını sandı yaklaşırken..

- "Sana bir şeyler söylemek istiyorum" dedi kız..

O da heyecanlıydı, belli.. "Bak iyi dinle.. Dünkü satırlar
için çok teşekkürler.. Herhalde hissettin, ben de senden hoşlanıyorum.
Ama senden evvel tanıdığım birisi daha var. Ondan da hoşlanıyorum ve
henüz karar veremedim, hanginizden daha çok hoşlandığıma.. Ve de şu
anda, onu terk etmem için bir sebep yok.."

"O zaman karar verdiğinde ve de eğer seçtiğin ben olursam,
hayatında başka kimse olmazsa, ara beni!" dedi, delikanlı
ikiletmeden.. Ayrıldı kızın yanından.. Bir daha voleybol maçına
gitmeden, bir daha okul yolunda önüne çıkmadan.. Bir daha onu hiç
görmeden...

Yıllarca sonra Levent Yüksel'in söyleyeceği şarkıdaki Sezen
Aksu'nun sözlerini o zaman biliyordu sanki. Aşk "onurlu"
olmalıydı.. Günlerce, haftalarca, aylarca bekledi.. Tıpkı, kıza
verdiği o dörtlükteki gibi bekledi.. Hastanın sabahı, şeytanın günahı
beklediği gibi bekledi.. Heyecanla bekledi. Hırsla, arzuyla bekledi.
Umutla, umutsuzlukla bekledi. Bazen öfkeyle bekledi.. Ama bekledi..
Başka hiç kimseye bakmadan, başka hiç kimseyi bulmadan bekledi. Bir
gün bir şiir antolojisinde şiirin tamamını buldu.. İki dörtlüktü
şiir.. İlki kıza verdiğiydi.. Bir ikinci dörtlük daha vardı orada.. O
dörtlüğü de bir kartın arkasına dikkatle yazdı.. Cebine koydu...

Bekleyiş sürüyor, sürüyordu.. Okullar kapandı, açıldı.. Aylar,
aylar geçti...Bir gün delikanlı kızı aniden karşısında gördü..
"Günlerdir seni arıyorum" dedi kız. "Günlerdir seni
arıyorum. İşte sana haber.. Artık hayatımda hiç kimse yok!.."

"Yaa" dedi delikanlı.. "Yaa" dedi sadece..
Kalbi heyecandan ölesiye çarparken, aylardır ölesiye beklediği an
gelip çatmışken, ağzından sadece bu ses çıkmıştı: "Yaaa!.."
Cebindeki artık iyice eskimiş kartı uzattı kıza.. "Sana bir
şiirin ilk dörtlüğünü vermiştim ya bir gün.." dedi. "Bu da
sonu onun..."

Sonra yürüdü gitti, arkasına bile bakmadan.. Kız ikinci dörtlüğü
oracıkta okurken...

"Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni.
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme artık neye yarar!.."

Aradan yıllar, çok ama çok uzun yıllar geçti. Delikanlı bugün hala
düşünüyor.. O uzun, çok uzun bekleyiş mi öldürmüştü aşkını? Ya da
beklerken, ölesiye beklerken hayalinde öylesine bir sevgili yaratmıştı
ki, artık yaşayan hiç kimse bu hayali dolduramazdı.. O sevgilinin
kendisi bile.. Hayalindekini canlı tutmak için mi, canlısını silmişti
yani?.. Ya da.. Ya da.. Bir şiirin romantizmine mi kapılmış, bir
delikanlılık jesti uğruna, mutluluğunun üzerinden öylece yürüyüp mü
gitmişti acaba?

Delikanlı bu soruların cevabını bugün hala bilmiyor.. Bilmediğini
de en iyi ben biliyorum.. Çünkü, o delikanlı, ......

Buradaki iki kıtalık şiir "Necip Fazıl Kısakürek"
Beklenen Adlı Eseridir...
Alıntıdır...
Yorum
#1 | KaRaKaLeM - Ocak 07 2008 00:12:09
bu hikayenin adi

kolejli kız + bunu yasayan ömer köroğlu
#2 | close70 - Ocak 08 2008 08:35:10
adminim çok güzel ellerine sağlık
#3 | KaRaKaLeM - Ocak 08 2008 22:13:33
admin doğru demi bu siirin sende sözlü warmı bilader bea
#4 | Admin - Ocak 12 2008 18:38:08
dj_zeki ] Ne Demek istedin anlmadım...
#5 | KaRaKaLeM - Ocak 12 2008 23:44:45
ya ben bunu ömer köt oğlunda dindim bu bendim demisti
#6 | FoRzaKoSuKaVaK - Ocak 13 2008 14:14:46
ben bunu bi yerde okumuştum.. çok güzeL kenan abi !!!...

Zeki bende ömer köroğlu dinliorum ama böle bişi dediğin hatırlamıyorum :S
#7 | SwEeTiE - Ağustos 03 2008 19:24:24
vaLLa süper bi payLasım adminim snden de bu bekLenirdi. yüreğine akLına beynine kLavyenin tusLarına, parmakLarına sağLık...
#8 | Admin - Ağustos 15 2008 20:09:23
bende Ustad Necip Fazıl Kısakürek Çok Teşekür Ediyorum Ruhu şad olsun
Yorum yaz
Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.
Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.

Lütfen Üye olun ya da Üye girişi yapın.

Harika! Harika! 100% [5 Oylar]
Çok İyi Çok İyi 0% [Oylanmamış]
İyi İyi 0% [Oylanmamış]
Fena Değil Fena Değil 0% [Oylanmamış]
Kötü / Berbat Kötü / Berbat 0% [Oylanmamış]
Kullanıcı Paneli
Kullanıcı Adı

Şifre



Üye Olmak İçin
Lütfen Tıklayın.

Şifremi Unuttum?
Yeni Şifre Talep Et Buradan.
Kısa Mesajlar
Mesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir.

08/09/2010 23:08
herkese iyi akşamlar TÜM İSLAM ALEMİNİN MÜBAREK RAMAZAN BAYRAMINI EN İÇTEN DİLEKLERİM İLE KUTLAR HAYIRLARA VESİLE OLMASINI YÜCE ALLAH TAN DİLİYORUM.

07/09/2010 23:32
hayat yokmu bu köyde

07/09/2010 18:06

07/09/2010 18:05

07/09/2010 18:04

Nöbetçi Eczaneler
Hava Durumu